Erdoğan, Seul ziyareti öncesinde Yonhap’a konuştu: Siyasi diyalog ve ekonomi öncelikte
Erdoğan, Seul ziyareti öncesinde Yonhap'a verdiği mülakatta nükleer enerji, ticaret dengesi ve lojistik işbirliğini değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung’un davetiyle gerçekleştireceği Seul ziyareti öncesinde Yonhap Haber Ajansına mülakat verdi. Erdoğan, ziyaretin temel önceliklerini siyasi diyaloğun güçlendirilmesi ve ekonomik ilişkilere ivme kazandırılması olarak açıkladı.
Ortak tarihe vurgu
Erdoğan, iki ülke arasındaki dostluğun Kore Savaşı’nın zor yıllarında filizlendiğini ve on yıllar geçmesine rağmen değerini koruduğunu belirtti. İlişkilerin temelinde kardeşlik ve karşılıklı güvenin yer aldığını ifade eden Erdoğan, bu mirasın yeni nesillere taşınmasını bir görev olarak tanımladı.
Ticaret hedefi ve yeni alanlar
Erdoğan, savunma sanayii, nükleer enerji, yüksek teknoloji, yapay zekâ ve yenilenebilir enerji alanlarında fırsatların bulunduğunu söyledi. İkili ticarette 15 milyar dolarlık hacim hedefi bulunduğunu belirten Erdoğan, ticaretin daha dengeli bir yapıya kavuşturulmasını istediklerini vurguladı. Erdoğan, 2025 yılında Kore’ye yapılan ihracatın yaklaşık 1,14 milyar dolar, ithalatın ise 10,26 milyar dolar olduğunu açıkladı.
Sinop nükleer santrali ve diğer projeler
Erdoğan, Sinop Nükleer Güç Santrali Projesi’ne ilişkin görüşmelerin önemsendiğini belirterek, geçen yıl imzalanan mutabakat zaptının ardından KEPCO ile ön fizibilite kapsamında çalışmalar yapıldığını söyledi. Projenin maliyeti, finansmanı ve ekonomik katkısının nihai kararda belirleyici olacağını ifade etti. Hyundai’nin İzmit’teki elektrikli araç üretimi ile POSCO’nun çelik sektöründeki yatırımlarına da değinen Erdoğan, TUSAŞ bünyesindeki TEI tarafından geliştirilen PD170 motoruna Güney Kore’nin yoğun ilgi gösterdiğini memnuniyetle karşıladığını kaydetti.
Lojistik ve ulaştırma işbirliği
Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik sorunlarının küresel enerji piyasalarını ve ticareti etkilediğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasındaki konumunu güçlü bir lojistik altyapıyla desteklediğini söyledi. Demir yolu, lojistik merkezleri ve akıllı ulaştırma sistemlerinde ortak yatırımların geliştirilebileceğini ifade etti.



