İçeriğe atla
27 Ekim 2026, Salı
Artvin Sütun
Ekonomi

Ticaret Bakanı Bolat Steel Networking Summits 2026’da Çelik Sektörünü Değerlendirdi

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Steel Networking Summits 2026'da Türkiye'nin çelik sektöründeki konumunu, ihracatını ve karşılaştığı ticari engelleri değerlendirdi. Bolat, 'Yeşil dönüşümü desteklerken ihracatçıların orantısız maliyet engelleriyle karşılaşmamasını sağlamak önceliğimizdir' dedi.

Artvin 0 okunma
Ticaret Bakanı Bolat Steel Networking Summits 2026'da Çelik Sektörünü Değerlendirdi

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Steel Networking Summits 2026 etkinliğinde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin çelik sektöründeki küresel konumunu ve karşılaşılan ticari zorlukları değerlendirdi. Bolat, Türkiye’nin geniş üretim kapasitesi ve güçlü dış ticaret ağı ile hem ihracat hem de ithalat yaparak dünyanın önde gelen çelik üreticileri ve ticaret merkezleri arasında yer aldığını belirtti.

Çelik Sektörünün Ekonomideki Yeri

Bakan Bolat, çelik imalatının sanayinin, ekonominin ve savunmanın ana girdisi olduğunu vurgulayarak, bir ülkenin ayakta kalabilmesi için güçlü çelik sanayisinin olmazsa olmaz şart olduğunu ifade etti. Altyapı, ulaşım, enerji, makine imalatı ve savunma sanayisinin temelinde çelik sektörünün bulunduğunu dile getirdi. Dünyanın büyük ekonomilerinin metal, çelik ve mühendislik sektörlerini geliştirerek öncü konuma geldiğini hatırlatan Bolat, bu sektörlerin ülke ekonomilerinin omurgasını oluşturduğunu söyledi.

Türkiye’nin Çelik Üretimi ve İhracatı

Steel Networking Summits 2026’da 80’den fazla ülkeden 400’ün üzerinde katılımcının yer aldığını belirten Bolat, zirvenin küresel çelik sektörünün geleceğini ve trendlerini tartışmak amacıyla düzenlendiğini ifade etti. Türkiye çelik sektörünün 2025 yılında 38,1 milyon ton ham çelik üretimiyle dünyada yedinci, Avrupa’da ise birinci sırada yer aldığını açıkladı. 2025 itibarıyla 615 milyar dolarlık küresel çelik ticaretinde Türkiye’nin 17,1 milyar dolarlık ihracatla dünyanın 10’uncu çelik ihracatçısı konumunda olduğunu kaydetti. İhracatın yüzde 42,3’ünün Avrupa Birliği’ne gerçekleştirilmesi, sektörün uluslararası rekabet gücünü gösterdiğini belirtti.

Bolat, Türk çelik sektörünün üretim kapasitesinin yüzde 78’inin hurda bazlı elektrik ark ocağı teknolojisine dayanmasının önemli bir özelliği olduğunu söyledi. Üretimde ağırlıklı olarak hurda çelik kullanan sektörün, 27,5 milyon ton ham çelik üretirken 18,8 milyon ton çelik hurdası ithal ettiğini aktardı.

Ticari Engeller ve Yeşil Dönüşüm

ABD ve Avrupa Birliği’nin çelik sektörüne yönelik kararlarının ticareti olumsuz etkilediğini belirten Bolat, bu tedbirlerin yalnızca ihracatçıları değil, yatırımcıları ve tüketicileri de etkilediğini ifade etti. Uluslararası ticaret kurallarıyla bağdaşmayan ve yeterli istişare olmadan hayata geçirilen tek taraflı kısıtlamaların kalıcı çözüm sunmadığını, yeşil dönüşüm hedeflerine zarar verdiğini dile getirdi. Türkiye Cumhuriyeti ve Hükümeti olarak şeffaf, kurallara dayalı, adil ve serbest ticaretin gerekliliğini savunduklarını vurguladı.

Bakan Bolat, Avrupa Birliği’nin çelik kotalarını daraltmasının ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) çelik sektörünü doğrudan etkilediğini söyledi. 2026’nın ilk 9 ayında SKDM kapsamındaki çelik ürünlerinde Türkiye’nin AB’ye ihracatında yüzde 1,7 azalma yaşanırken, AB dışı ülkelere ihracatta yüzde 10 artış olduğunu aktardı. Demir-çelik sektöründe AB’ye ihracatta genel olarak yüzde 6,7’lik bir düşüş yaşandığını belirtti. Önceliklerinin yeşil dönüşümü desteklemekle birlikte, ihracatçıların orantısız maliyetlerle karşılaşmamasını sağlamak olduğunu ifade etti.

Türkiye-AB Ticareti ve Ekonomik Büyüme

Türkiye’nin Yeşil Mutabakat Eylem Planı ve iklim politikaları çerçevesinde ihracatçılarla yakın çalıştıklarını belirten Bolat, Ticaret Bakanlığı’nın Yeşil Mutabakata Uyum Projesi desteğiyle firmaların yeşil dönüşüme uyum süreçlerini desteklediklerini söyledi. Türkiye-AB ticaret hacminin yıllık 233 milyar dolar olduğunu ve son 5 yılda bu ticaretin 1 trilyon doları aştığını kaydetti. Bu ticaretin dengeli, karşılıklı menfaatleri gözeten başarılı bir hacim olduğunu ifade etti.

Bolat, Türkiye ekonomisinin son 24 yılda yıllık ortalama yüzde 5,35 reel büyüme kaydettiğini, son 6 yıldır ise ortalama büyüme oranının yüzde 5’in üzerinde olduğunu belirtti. Milli gelirin 238 milyar dolardan 1,7 trilyon dolara ulaştığını, bu yıl sonunda 1,8 trilyon dolar civarında bir ekonomik büyüklükle kapanacağının tahmin edildiğini söyledi. Kişi başına milli gelirin de bu yıl sonunda 20 bin doları aşmasının beklendiğini aktardı.

Türkiye’nin mal ihracatının 2002’de 36 milyar dolardan 2025’te 273,2 milyar dolara yükseldiğini, yıllıklandırılmış mal ihracatının ise 283,7 milyar dolara ulaştığını ifade eden Bolat, Türkiye’nin aynı zamanda ithalatçı bir ülke olduğunu, 283,7 milyar dolarlık ihracat karşılığında son 1 yılda 380 milyar dolarlık ithalat yapıldığını belirtti. Hizmetler de eklendiğinde toplam ihracatın 409 milyar dolara ulaştığını, toplam dış ticaretin ise 860 milyar dolara çıkarak milli gelirin yüzde 50’sinden fazlasını oluşturduğunu sözlerine ekledi.

Paylaş

En Çok Okunanlar

Son Haberler

Diğer Ekonomi Haberleri

Tümünü Gör